Albert Camus

Çağımızın insanı bunaltan sorunları karşısında başkaldırma felsefesini bir çıkış yolu olarak gören, özellikle 1945'ten sonra Avrupa'nın entelektüel yaşamı üzerine büyük etkiler yaratan Albert Camus, 7 Kasım 1913'de Cezayir'de doğdu.

Babası tarım işçiliği yapıyordu. Annesi ise İspanyol kökenli bir hizmetkârdı. Marne Savaşı'nda babasını kaybetti. İki oğluna iyi bir gelecek sunmaya çalışan annesinin çabalarıyla 10 yaşına geldiğinde bir burs kazanarak liseye devam edebildi.

1932 - 1937 yılları arasında sürdürdüğü felsefe eğitimini yakalandığı tüberküloz hastalığı nedeniyle tamamlayamayan yazar, çok istediği halde öğretmenlik yapamadı. Bir süre hangi mesleğe yöneleceğine karar veremedi sonunda gazeteciliğe başladı.

Bütün insanlar için adil yaşam koşullarını sağlayacağına inandığı Komünist Patisi'ne kısa bir süreliğine de olsa üye olan Albert Camus, Fransız sömürgeciliğine karşı olan Cumhuriyetçi Cezayir (Alger Republicain) adlı günlük gazeteye yazılar göndermeye başladı.

Her ne kadar gazetelerde çıkan yazılarından para alıyorsa da, asıl geçim kaynağını, o günlerde yürüttüğü memurluk görevinden elde ediyordu. 20 yaşına geldiğinde çeşitli tiyatrolarda oyuncu olarak görev aldı. 1933 yılında Simone Hei ile evlendi ancak bu evlilik uzun sürmedi. O güne kadar yaşadıkları yazarın "Tersi ve Yüzü" adlı denemesine de kaynaklık etti.

Camus bu kitabında, dünyanın absürd basitliğine dikkat çekiyordu. "Caligula" adlı oyununda ise absürd olarak kabul ettiği hayata karşı umutsuz bir isyana girişti. Toplumsal eleştirel bir gazetede yayınlanan makalesi yüzünden Cezayir'den sürülünce, 1940'da Paris'e gelerek kısa bir süreliğine "Paris-Soir" gazetesinde redaktörlük yaptı.

Aynı yıl bir Fransız'la yaşamını birleştirdi ve bu evlilikten iki çocuğu oldu. 1942'de Combat adlı direniş grubunda aktif olarak yer aldı. Aynı ismi taşıyan derginin de kurucuları arasına katılan yazar, bir yıl sonra Gallimard'ın yayınevine lektör* olarak girdi.

"Yabancı" adlı yapıtı işgal altındaki Fransa'da büyük yankılar uyandırdı. "Yabancı"da çok açık ve özlü biçimde savaş yüzünden tüm değer sisteminin geçerliliğini sorgulayıp hayatlarına anlam kazandırmak için boşuna çaba sarfeden gençleri canevlerinden vuruyordu.

Öyküde Cezayir'de yaşayan Marsault'un toplumla ve değer yargılarıyla ilişki kuramamasının yanı sıra işlediği cinayetten sonra idama mahkum edilişi anlatılır.

Sisyphe Efsanesi adlı denemesinde yaşamın anlamsızlığına ilişkin yaşanan ilk deneyimlere bir yanıt olarak, temelinde saçmalığa karşı sürekli bir başkaldırının yattığı yeni bir etik geliştirir. Kendine yeten bu başkaldırıyla Camus, intiharı düşünenleri olumlamayarak "yaşamak denemek ve saçmayı hayata geçirmektir" felsefesini benimser.

İkinci Dünya Savaşı'nın hemen ardından Paris entelektüel yaşamında büyük farklılıklar görülmeye başlamıştır. Bazı entelektüellerin engizisyonu aratmayan yargılarına karşı Albert Camus, "Veba"yı kaleme alarak, bireyin değerlere bağlı olarak gelişen moral gücünü savundu. Saçma yaşamın insanların dayanışması sayesinde bir anlam kazanabileceği konusunu işledi.

Veba'yı da insanların durumunu anlatabilmek için ironik biçimde kullandı.

Savaştan sonraki yıllarda yazılan en başarılı dramı "Doğrular" ise adaletin gerçekleşebilmesi için bir zorbanın öldürülüp öldürülemeyeceği konusuna yönelir. Hikâyenin kahramanı olan suikastçı işini tamamladıktan sonra kendisinin de ölmesi gerektiğini kabullenerek adil davrandığını düşünür.

"Başkaldıran İnsan" adlı toplumsal eleştirel denemesinde, özgürlüğü kısıtlayıcı, ideolojik düşünce sistemine savaş ilan etti. Camus bu düşünceleriyle yalnız faşizme karşı gelmekle kalmayıp, Marksizmi de reddediyordu. Bu düşüncelerinden dolayı o ana kadar can dostlu olan Jean-Paul Sarte'yle sorunlar yaşadı.

1950'li yılların ortasında Alman Demokratik Cumhuriyeti ve Macaristan ihtilallerinin bastırılmasına yönelik eleştiriler yazdı.

1956'da "Çağımızda insanları vicdanen karşı karşıya kaldıkları sorunları aydınlığa kavuşturduğu" söylenen eseri "Düşüş" ile Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer bulundu. Camus bu eseriyle de ideolojileri bir kez daha insanlık dışı olarak nitelendiriyordu. Üç yıl sonra ise "Ecinler" adlı eserini yazdı.

Dostoyevski'nin aynı adlı eserinden yaptığı dramatik uyarlamada Camus, intihardaki suçluluğu sorguluyordu. Camus henüz 46 yaşındayken 4 Ocak 1960'da Vileblevin'de geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi.

Eserleri
Öykü: Yabancı (L'etranger, 1942), Veba (La Paste, 1947)
Deneme: Tersi ve Yüzü (L'envers et I'endroit, 1937), Sisyphe Efsanesi (Le mythe de Sisyphe, 1942), Başkaldıran İnsan (L'homme revolte, 1951)
Tiyatro Oyunları: Caligula (1938), Kuşatma (L'etat de siege, 1948), Doğrular (Les jistes'de, 1949)


LİNKLER
http://members.aol.com/katharenae/private/Philo/
Camus/CLife.html
http://camus.cjb.net/


Kitapları okuyup değerlendirerek yayınlanıp yayınlamamasına karar veren kişi.

Diger Biyografiler
Şükran Kurdakul
Şükran Kurdakul
İbni Sina
İbni Sina
Borges
Borges
A. Isayevic Solje
A. Isayevic Soljenitsin
Copyright© 2008 Cix1.com
SiteMap - Müzik Dinle - SBS Puan Hesaplama - ADSL Borç Sorgulama - Ne Zaman Emekli Olurum - Posta Kodları